Oyun Hakkında:
2005 yılında ise Ubisoft ve Red Storm, Xbox 360 platformu için Ghost
Recon: Advanced Warfighter adlı yeni bir Ghost Recon oyunu
geliştirdiklerini duyurdular, hemen ardından ise oyunun PC'ye de
çıkacağı ancak PC versiyonunun GRIN adlı bir firma tarafından
yapılacağı açıklandı. 2006 yılında GRAW (artık GRAW ve GRAW 2 diye
devam edeceğim), Xbox 360 platformu için piyasaya çıktığında yer
yerinden oynadı. Hatta bazı arkadaşlarım sırf bu oyunu oynayabilmek
için PC'lerini satıp, kendilerine Xbox 360 aldılar. Oyun hem grafik
açısından hem de oynanış açısından mükemmeldi, oyun ilk Ghost Recon
oyunlarına nazaran FPS açısından değil TPS açısından oynanıyordu ve
böylece daha rahat taktik yapabiliyorduk. Ubisoft bu oyun sayesinde
oldukça kazanç sağladı. GRAW?ın PC versiyonu ise Xbox 360 versiyonundan
birkaç ay sonra piyasaya sürüldü. Bu oyun, oyunun Xbox 360
versiyonundan tamamen farklı olarak hazırlanmıştı. FPS açısından
oynanıyordu ve az da olsa eski Ghost Recon oyunlarına benziyordu.
Oyunun PC versiyonu da yüksek sistem ihtiyaçlarına rağmen oldukça
beğenildi ve oynandı. Ubisoft ise bu oyunların piyasaya çıkmasının
ardından henüz birkaç ay geçmişken GRAW 2'nin yapımına başlandığını
duyurdu. Geçtiğimiz Mart ayında Xbox 360 platformu için piyasaya çıkan
oyun, eklenen yeni özellikler sayesinde yine adından söz ettirdi ve
birçok oyun sitesinden yüksek notlar aldı. Bu ay içerisinde ise
Ubisoft, GRAW 2'nin PC versiyonunu piyasaya sürdü. Oyunun ne kadar
başarılı olup olmadığını merak ediyorsanız, yazının devamını
okuyabilirsiniz. Hazırlanın, Meksika'ya tekrardan dönüyoruz.
Mitchell Takımını Hazırla, Meksika'ya Dönüyoruz
GRAW 2'nin yapımına başlandığını ilk duyduğumda oldukça
heyecanlanmıştım. İlk oyun, hayatımda oynadığım en iyi
taktik-FPS'lerden bir tanesiydi (en iyisi Raven Shield'dır). Oyunun PC
versiyonu sonunda bu ay piyasaya çıktı ve bir çırpıda oynamaya
başladım. Oyunun menüsü ilk oyunun menüsüne oldukça benziyor, hatta
aynı bile sayılır. Bunu ilk gördüğümde oldukça korkmuştum. Ubisoft'un
bu oyunu sırf para kazanmak için ilk oyuna birkaç şey ekleyip piyasaya
sürdüğünü sanmıştım, ancak oyunu oynamaya başlar başlamaz yanıldığımı
hemen anladım. Zaten oyunun neden oynanmaya değer bir oyun olduğunu ve
ilk oyuna göre üstün taraflarını inceleme boyunca okuyacaksınız.
Ubisoft ve GRIN bir seneden kısa bir süre içerisinde gerçekten de iyi
bir iş çıkarmış ve bize ilk oyundan daha üstün bir oyun sunmuşlar.
GRAW 2 de ilk oyun gibi Meksika?da geçiyor (Amerika'nın bu aralar
Meksika ile sorunu olduğu için oyun yapımcıları da hemen buna göre
senaryo yazıyorlar). Oyunun hikayesi ilk oyunun hikayesinin bitişinden
48 saat sonrasını konu alıyor. İlk oyunun sonunda Ghost takımı ile
Meksikalı direnişçilerin kökünü kazıdığımızı düşünürken 48 saat sonra
Meksika'dan yeni bir terörist alarmı alıyoruz ve Scott Mitchell olarak
Ghost takımımızla yeniden Meksika'ya doğru yola koyuluyoruz. Amacımız
yine Ghost takımı olarak yönetimi devirmeye çalışan terörist grubunu
durdurmak. Ama inanın bunu başarmak ilk oyunda olduğu gibi kolay
olmayacak (ilk oyun kolay mıydı, hayır değildi). Oyunun hikayesi
hakkında daha fazla bilgi vermek istemiyorum zira oyun içinde hikaye
adına birçok sürprizle karşılaşacaksınız bunları söyleyip oyundan
alacağınız zevki düşürmeyeyim. Ancak şunu belirteyim, eğer bu tür
taktik-FPS'lerden hoşlanıyorsanız bu oyunu bitirmeden başından
kalkamayacaksınız. Yani önemli bir işiniz varsa, ilk önce işinizi
halledin sonra bu oyuna başlayın.
İlk Oyuna Göre Daha Rahat Bir Kontrol Sistemi
Oyun, oynanış olarak ilk oyuna oldukça benziyor hatta aynı bile
sayılabilir. WASD tuşları ile karakterinizi yönetirken fare ile
etrafınıza bakıp ateş edebiliyorsunuz. Oyunun diğer FPS oyunlarından
ayrılan yanı ise takımınızı yönetebilmeniz. Farenin orta tuşuna
(tekerlek) basarak takımınıza "Git" , "Dur", "Koru" , "Saldır" ve
"Takip Et" gibi bir takım emirler verebiliyorsunuz. Bu emirleri
isterseniz farenin tekerleğini kullanarak seçtiğiniz takım elemanına
veya tüm takıma verebiliyorsunuz, yani bu konuda özgürsünüz. Ayrıca
artık "Git" veya "Saldır" gibi komutları verdiğinizde takım
arkadaşlarınızın nerede duracaklarını bir simulasyon yardımıyla görüp
belirleyebiliyorsunuz, bu taktiksel açıdan çok başarılı bir eklenti
olmuş. İlk oyunda sadece takım arkadaşlarınızın gideceği yeri fare
yardımıyla belirleyip tıklardınız, yani takım arkadaşlarınızın ne
şekilde duracaklarını belirleyemiyordunuz (yeni Cross-Com'un bir
özelliği). Ayrıca artık binalara veya hedeflerinize patlayıcı
yerleştirebiliyorsunuz, eğer böyle bir görev almışsanız yapacağınız
hedefin yanına gitmek ve hedefin istediğiniz yerine "X" tuşu ile
patlayıcı yerleştirmek ve patlatmak. İlk oyuna ek olarak bazı
görevlerde Mule-Drone adlı bir aracı kullanabiliyorsunuz (kullanmak
derken aynı takım arkadaşlarınıza yaptığınız gibi ona da emirler
verebiliyorsunuz, yani üzerine binerek kullanıyorsunuz gibi
algılamayın), bu araç sayesinde cephaneniz bittiğinde
yenileyebiliyorsunuz veya silahınızı değiştirebiliyorsunuz. Ayrıca
zaman zaman çatışma anında sizi koruduğu da oluyor. Bu da oyuna eklenen
yeni ve hoş özelliklerden birisi olmuş. İlk oyuna nazaran artık
oyundaki bölümlere yerleştirilmiş taretleri kullanabiliyorsunuz. Oyunun
geçtiği mekanlar ise ilk oyuna göre oldukça geniş ve detaylı olarak
hazırlanmışlar, oyunda bulunan hiçbir bölüm mimari yapı bakımından
birbirine benzemiyor.
İlk oyunda bulunan detaylı taktik haritası bu oyunda da yer alıyor.
"Tab" tuşuna basarak girebileceğiniz bu haritayı eğer çok iyi bir
şekilde öğrenebilirseniz oyunu oldukça rahat bir şekilde
oynayabilirsiniz. Bu taktik haritası yardımıyla kuş bakışı olarak
takımınıza emirler verebiliyorsunuz ve savaş alanını gerçek zamanlı
olarak görebiliyorsunuz. Hatta takım arkadaşlarınıza sıralı emirler de
verebiliyorsunuz (Waypoint'ler yardımıyla). Mesala ilk önce buraya git,
daha sonra burayı temizle ve daha sonra burayı koru gibi. İşte bu
taktik haritası oyunu oldukça değiştiriyor. Eski Rainbow Six
serilerinden hatırlayacağınız en ince ayrıntısına kadar taktik yapmayı
bana sadece bu oyun yaşatabildi (evet, yeri gelmişken söyleyim Raven
Shield'dan sonra benim için Rainbow Six serisi bitti). Hazır haritayı
anlatıyorken, takım arkadaşlarınızın görüş açılarını da bu haritadan
belirleyebiliyorsunuz. İlk oyunda bulunan etrafı takım arkadaşlarınızın
gözünden görmek bu oyunda da yer alıyor, fare yardımıyla takım
arkadaşlarınızı seçip "G" tuşuna basarsanız olayların akışını onların
gözünden görebiliyorsunuz. Zaman zaman bazı görevlerde ilk oyunda
olduğu hava desteği, topçu desteği, tank desteği gibi yardımları
kullanabiliyorsunuz. Bu durumlarda yapacağınız, kullanacağınız desteği
seçip hedefi belirlemek, sonrasında ise oluşan manzarayı izlemekten
ibaret. Tüm bunların yanında artık bazı görevlere girerken giriş
yerimizi seçebiliyorsunuz (bu olay S.W.A.T. 4'te de vardı). Örneğin,
isterseniz savaş alanına dağlık bir alandan, isterseniz ise direkt
olarak şehir içinden girebiliyorsunuz. Bu oldukça hoş bir özellik
olmuş, ayrıca göreve başlarken artık takım arkadaşlarınızı istediğiniz
gibi değiştirebiliyorsunuz. Oynanış tarzınıza en uygun askerleri seçip
ona göre oyunu oynayabilirsiniz. Görevde askerlerinizi kaybederseniz
(ölmüyorlar sadece yaralanıyorlar), bir sonraki göreve o askerleri
seçemiyorsunuz. Onların yerine başka asker seçmek zorunda kalıyorsunuz,
ancak bir görev sonra vurulan askerlerinizi tekrardan seçebiliyorsunuz.
Oyunda kullandığınız silahların sayısı bu oyunla birlikte oldukça
yükselmiş. Göreve girerken sizin ve takım arkadaşlarınızın kullanacağı
silahları istediğiniz gibi değiştirebiliyorsunuz. Tüm bunların yanında
artık oyunda istediğiniz zaman hızlı kayıt sistemi ile "K" tuşuna
basarak kayıt edebiliyorsunuz ve "L" tuşu (oyundaki her tuşu kendinize
göre ayarlar kısmından değiştirebilirsiniz.) ile kayıt dosyanızı geri
yükleyebiliyorsunuz ancak bazı yerlerde hızlı kayıt sistemi işe
yaramıyor (çatışma esnasında). O zaman ilk oyundaki gibi otomatik kayıt
noktalarından oyuna başlıyorsunuz. Oyunun senaryosunun oynanış süresi
de ilk oyuna göre oldukça kısa sayılır. 10 bölümden oluşan oyunda kısa
bir süre içerisinde sona ulaşabilirsiniz (tabii son bölümü
geçebilirseniz). Size tavsiyem bu oyunu en zor zorluk seviyesinde
oynamanız, eğer yeterince sabrınız varsa bunu deneyin, pişman
olmazsınız. Zaten bu tür kaliteli oyunlar piyasaya sıklıkla
gelmiyorlar. Oyunun oynanış şeklini ve yeniliklerini kısaca anlattım,
zaten oyunun oynanışının ilk oyunla oldukça benzer bir yapıya sahip
olduğu için pek detaya girmek istemiyorum. Eğer aklınıza takılanlar
varsa sitemizden ilk oyunun incelemesini okuyabilirsiniz. Ayrıca ilk
oyunu oynamayanlar ve ilk defa bu tür oyunlardan oynayacaklar için
GRIN, oyuna alıştırma görevi eklemiş. Eğer bu tür oyunlarda yeniyseniz
alıştırma görevini mutlaka yapın.
Şehir Çatışmaları Hiç Olmadığı Kadar Gerçekci
Oynanıştan bu kadar bahsettikten sonra isterseniz biraz da yapay
zakadan bahsedelim. Oyunda kullanılan yapay zeka genel olarak başarılı
bir şekilde hazırlanmışlar. Hatta ilk oyuna göre kusursuza yakın bile
sayılabilir. İlk oyunu oynayanlar hatırlayacaklardır, takımımıza emir
verdiğimiz zaman bazen takım arkadaşlarımız bu emirleri algılamazlardı
veya bir yere gidecekken takılıp kalırlardı (sırf bu olay yüzünden ilk
oyundaki bir bölümü baştan oynamak zorunda kalmıştım). Bu oyunda takım
arkadaşlarınızın yapay zekası ilk oyuna göre odukça iyiler, verdiğiniz
emirleri anında uyguluyorlar ve çatışma anında saklanacak delik
arıyorlar. Ama her ne kadar iyi bir yapay zekaya sahip olsalar da zaman
zaman ilk oyunda olduğu gibi bir yere takılıp kalabiliyorlar, bu pek
sıklıkla olmasa da olunca insanı çıldırtabiliyor. Düşmanların yapay
zekaları ise inişli çıkışlı bir tutum sergiliyor. Zaman zaman sizi
görmediğiniz bir noktadan vururlarken, kimi zaman ise burun buruna
gelseniz de tepki vermiyorlar. Ama genel olarak düşmanların yapay
zekası da iyi sayılır. Zaten bu tür küçük hatalar ilerde çıkacak yeni
yamalarla düzeltilecektir. Ancak oyun hakkında en hoşuma gitmeyen nokta
düşmanlarınızın birden bire oluşması (Spawn olmaları). Bu durumu zaman
zaman fark ediyorsunuz ama fark edince gerçekten oyunun atmosferi
baltalanıyor. Her yeri temizledim artık gidebilirim diyorsunuz ama
yolda yürürken karşınıza birden bire bir adam ışınlanıyor ve
ölüyorsunuz, gerçekten de sinir bozucu bir durum (aynı sorun Ubisoft'un
diğer bir oyunu Rainbow Six: Vegas'ta da vardı). Tamam haritada çok
insan olması sistemleri zorlayabilir ama düşmanlar ışınlanacaksa
görünmeyecek bir yere ışınlansınlar, yolun tam ortasına değil. Bu
sorunlar dışında oyunun oynanış şeklinde bir sorun bulunmuyor.
Çoklu Oyunculu Modda Taktik Yapalım
Oyunun senaryosunu bitirince soluğu direkt olarak oyunun çoklu oyuncu
modunda alıyorsunuz. GRAW 2'nin çoklu oyunculu modu son derece başarılı
bir şekilde hazırlanmış. Çoklu oyuncu modunda "Deathmatch", "Team
Deathmatch" gibi klasik modların yanı sıra oyunun senaryosunu Co-Op
olarak oynayabiliyorsunuz. Siz takım lideri oluyorsunuz ve diğer
insanlar takım arkadaşlarınız oluyor, onlara aynı oyunda olduğu gibi
emirler verip oyundaki bölümleri, görevleri yerine getirerek geçmeye
çalışıyorsunuz. Oyunu gerçek insanlarla oynamak gerçekten de oldukça
zevkli oluyor. Co-Op olarak senaryoyu oynamak istemeyenler için ayrı
bir Co-Op modu bulunuyor (OGR Co-Op) bu mod sayesinde hiç taktiksel
olaylara girmeden direkt olarak haritadaki düşmanları temizlemeye
çalışıyorsunuz ve bu modda öldüğünüz zaman istediğiniz gibi oyuna
girebiliyorsunuz. Ayrıca oyuna girmeden karakter sınıfınızı
seçebiliyorsunuz. Oyunda Demolitions, Assault, Rifleman, Support ve
Sniper olmak üzere 5 karakter sınıfı bulunuyor. Bu sınıflardan
kendinize en uygun olanını seçip oyunu ona göre oynayabilirsiniz.
Oyunda en çok sevdiğim çoklu oyuncu modu ise "Recon vs. Assault" modu
oldu. Bu modda bir takım Ghost ekibinden oluşuyor diğer takım ise
direnişçilerden oluşuyor. Bu modda Ghost ekibinin amacı direnişçilerin
koruduğu 3 uçaksavarı yok etmek, direnişçilerin amacı ise tüm Ghost
ekibini öldürmek. Bu modların dışında oyunda "Hamburger Hill" adında
Battlefield oyununa benzer türde olan bir mod bulunuyor. Bu moddaki
amacınız ise haritanın orta noktasını ele geçirmek, bu sayede puan
kazanıyorsunuz ve en çok puana ulaşan oyunu kazanıyor. Kısacası oyunun
çoklu oyuncu modunu oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. Her ne kadar 1
MBPS internetimle ara sıra takılmalar yaşasam da GRIN, oyunun çoklu
oyuncu modunda da iyi bir iş çıkarmış. Hiçbir çoklu oyuncu modunu
oynamasanız da oyunun senaryo bölümünü arkadaşlarınızla mutlaka Co-Op
olarak oynayın, çok eğleneceksiniz.
Makyajlanmış Grafikler Ve Daha İyi Bir Optimizasyon
Ghost Recon Advanced Warfıghter'ın grafikleri zamanına göre oldukça
güzel ve başarılı olarak hazırlanmıştı. Ancak grafikleri en yüksek
detayda görebilmek için çok güçlü bir bilgisayara ihtiyacınız vardı
(AGEIA fizik kartını ise hiç hesaba katmıyorum). GRAW 2 de ilk oyunun
grafik motorunun (GRIN Diesel Engine Version 7) geliştirilmiş hali
kullanılarak hazırlanmış. Oyunda bulunan tüm nesneler çok detaylı bir
şekilde modellenmişler ve çok gerçekci gözüküyorlar. Her ne kadar
oyunda ilk oyunda olduğu gibi Shader Model 3 ve HDR (oyunda HDR yerine
Glow bulunuyor, her ne kadar HDR kadar iyi gözükmese de bence yeterli)
yer verilmemişse de grafikler yeterli denecek seviyedeler, zaten
savaşın atmosferine kapılmışken çevreyle pek ilgilenemiyorsunuz.
Karakter modellemeleri de oldukça başarılı yapılmış, düşmanlarınızın ve
takım arkadaşlarınızın üzerindeki tüm alet edevatlarını rahatlıkla
görebiliyorsunuz. Karakterlerde ve çevrede kullanılan kaplamalar çok
gerçekci gözüküyorlar, tüm nesnelerde Bump Mapping tekniği kullanılmış.
Ancak kaplamaları yüksek detayda açabilmeniz için ilk oyunda olduğu
gibi en az 512 MB RAM'e sahip bir ekran kartına sahip olmanız
gerekiyor. Oyunun geçtiği şehir ve mekanlar da çok başarılı bir şekilde
hazırlanmışlar, ilk oyun genelde gündüz geçerdi ve birkaç gece görevi
vardı. Bu oyunda ise artık günün her saati savaşabiliyoruz, güneş
batarken ve doğarken (güneş batarken grafikler oldukça etkileyici
gözüküyor), geceleyin, yani kısacası her ne kadar savaştığımız mekanlar
birbirine benzese de değişik saatlerde savaşmak grafikler açısından
oldukça farklı bir deneyim yaşatıyor. Ayrıca modellemeler ilk oyuna
göre oldukça yumuşak gözüküyor, ilk oyunda bulunan grafiklerdeki
kabalık bu oyunda giderilmiş. GRIN bu oyunda grafik motorunun tüm
nimetlerinden faydalanmış gözüküyor. Grafikler hakkında
eleştirebileceğim tek nokta oyunun Anti-Aliasing desteği. İlk oyunda
olduğu gibi yine Anti-Aliasing'i açtığımızda oyunun grafikleri
bulanıklaşıyor ve uzaktaki nesneleri ayırt edemiyoruz. Bana sorarsanız
Anti-Aliasing'i açmayın ve oyunu oynayabildiğiniz en yüksek
çözünürlükte oynamaya çalışın. Oyunda kullanılan patlama efektleri de
çok başarılı olarak hazırlanmışlar, hemen hemen etraftaki tüm neseneler
parçalanabiliyor veya deforme olabiliyor (oyunda bulunan araçlara veya
sokak lambalarına el bombası atın ve olacakları izleyin). Tabii burada
işin içine oyunun fizikleri geliyor. GRAW 2 de ilk oyunda olduğu gibi
AGEIA'nın fizik kartlarına destek veriyor, hatta oyunu kurarken ister
fizik kartına sahip olun ister olmayın fizik kartı sürücülerini de
yüklüyor. Bunları sonradan da silemiyorsunuz, eğer silerseniz oyun
çalışmıyor (ilk oyun fizik kartı sürücülerini silseniz de çalışıyordu).
Oyunun fizikleri fizik kartına sahip olmasınız da oldukça etkileyici
olarak hazırlanmış, zaten GRAW 2 Havok (Havok ile AGEIA arasında olan
çekişme ve uyumsuzluktan dolayı fizik kartına sahip olsanız da oyun
oldukça yavaş çalışıyor) fizik motorunu kullanıyor. Ama fizik kartına
sahip olursanız patlamalarda etrafa daha çok partikül saçılıyor ve daha
çok efekt görebiliyorsunuz, bana sorarsanız o kadar da önemli bir olay
değil. Fizikler, fizik kartına sahip olmasanız da yeterince detaylılar.
Sonuç olarak oyunda kullanılan fizikler ilk oyundakinden ne eksik ne de
fazlalar. Unutmadan söyleyeyim, eğer AGEIA'nın fizik kartına sahipseniz
oyunda "AGEIA Island" adında ekstra bir bölüm aktif hale geliyor. Bu
bölümde oyunun fizik efektlerini test edebiliyorsunuz.
GRAW 2'nin sistem ihtiyaçları yaklaşık olarak GRAW ile aynı seviyede
gibi gözükse de, GRAW 2 ilk oyuna göre daha iyi bir şekilde optimize
edilmiş. Eğer ilk oyun sizin bilgisayarınızda yavaş çalışıyorsa bu
oyunu biraz daha hızlı olarak oynayabilirsiniz. İlk oyunun aşırı yüksek
sistem ihtiyaçlarından sonra GRIN akıllanmışa benziyor, keşke ilk oyunu
da çıkarttıkları bir yama ile optimize etselerdi (tabi bu iş bu kadar
kolay değil). Neyse, oyunu iki bilgisayarda test etme imkanına sahip
oldum. Intel P4 2.8 GHz, NVIDIA GeForce 7800 GS, 1 GB DDR Ram'e sahip
kendi bilgisayarımda tüm grafik ayarları en sondayken (tabii ekran
kartımın RAM'i 256 MB olduğu için kaplamalar orta seviyede) oyunu
rahatlıkla 30 FPS'nin üzerinde oynayabildim ve hiç takılma yaşamadım.
Intel Celeron 2.4 GHz, NVIDIA GeForce 6600 GT, 1 GB DDR Ram'e sahip
diğer bilgisayarda ise oyun çalıştı, ancak oynanamayacak kadar yavaştı.
Oyun orta seviye grafik ayarlarında 15 ? 20 FPS arasında gidip geldi.
Her ne kadar ilk oyuna göre iyi optimize edilse de bu oyunu rahat bir
şekilde oynayabilmek için en azından NVIDIA 6800 veya ATI x800 dengi
ekran kartlarından birine sahip olmanız gerekiyor (Unutmadan
hatırlatayım eğer NVIDIA serisi (GeForce 6 veya 7) bir ekran kartına
sahipseniz, ForceWare 9X.XX versiyon numaralı sücüleri kullanın, oyunun
15X.XX versiyon numaları sürücülerle sorunu var). Eğer sisteminizi
yenilemek gibi bir düşünceniz varsa bu oyun için (alakasız olacak ama
ve BioShock için) değecektir diye düşünüyorum. Oyunun grafikleri Xbox
360 versiyonuna göre kötü gözükse de bana göre PC için yeterli
seviyedeler, zaten bu oyunu oynayan insanlarda grafikleri için
oynamıyorlar.
Sesler Ve Müzikler Olmadan Savaşmanın Anlamı Nedir?
Oyunun seslerine ve müziklerine gelecek olursak, ikisi de son derece
başarılı bir şekilde hazırlanmışlar. Ses efektleri insanı adeta
büyülüyor, silahların sesleri, takım arkadaşlarınızın bağırışları,
düşmanların haykırışları kısacası tüm efektler yerli yerinde
kullanılmışlar ve atmosfere katkı sağlıyorlar. Aynı zamanda ateş
ettiğiniz yüzeye göre ses efektleri farklılaşıyor, yani bir metale ateş
ederseniz metal sesi, tahtaya ateş ederseniz tahtanın sesini
duyuyorsunuz. Eğer seslerden tam verim almak istiyorsanız Creative
Sound Blaster Audigy 2 veya Sound Blaster X-Fi gibi ses kartlarından
birine sahip olmanız gerekiyor. Zira oyun bazı anakart üzerindeki ses
kartlarında ve Creative Sound Blaster Live serisi ses kartlarında sorun
çıkartabiliyor. Bazı sesler yüksek, bazı sesler alçak gelebiliyor.
Ayrıca zaman zaman da sesler kesilip cızırtılar başlayabiliyor.
İnşallah çıkacak yeni yamalarla GRIN bu sorunu da düzeltir. Tabii ses
kartının yanında iyi bir 5.1 hoparlöre sahip olmanız gerektiğini
sanırım söylememe gerek yok. Oyun, ayrıca Creative?in EAX teknolojisine
tam destek veriyor. Ufak tefek sorunlar olsa da oyunun sesleri ve ses
efektleri benden oldukça yüksek bir puan almayı hak ediyor.
Takım arkadaşlarınızın, düşmanlarınızın ve oyunun videolarında yer alan
karakterlerin seslendirmeleri de profesyonel sanatçılar tarafından
yapılmış. Tüm karakterlerin seslendirmeleri bize oyundaki karakterlerin
ruh hallerini son derece gerçekci bir şekilde bize yansıtıyorlar. Hele
çatışma esnasında takım arkadaşlarınızın bağırışları ve feryatları sizi
atmosfere sokuyor. Oyundaki müzikler de son derece güzel, zaten sadece
çatışma anında çalıyorlar. Çatışma başlayınca birden başlayan müzik
(rock müzik çalıyor) sizi adeta gaza getiriyor ve düşmana doğru kendi
başınıza koşturmaya başlayınca hemen ölüyorsunuz. Şaka bir yana eğer
gerçekci bir oynanış ve atmosfere girmek istiyorsanız bence müziği
kapatıp oynayın. Ama tabii bu oyunun müziklerinin kötü olduğu anlamına
gelmiyor. Sadece simulasyon oyunlarında müziğe karşıyım.
Taktik-FPS Sevenler Bu Oyunu Es Geçmeyin!
Yazımın sonlarına doğru yaklaşırkan isterseniz oyun hakkındaki
düşüncelerimi toparlayayım. GRAW 2 ilk oyunun tüm eksik yönlerini
kapatan bir yapım olmuş, ilk oyunda gördüğünüz birçok hatayı bu oyunda
bulamıyorsunuz. Bunların yanında oyunun oynanışı daha da
kolaylaştırılmış ve geliştirilmiş, artık takımınıza rahatlıkla komut
verip rahatlıkla yönlendirebiliyorsunuz. Ancak yazıda da belirttiğim
gibi düşmanlarınızın yapay zekası inişli çıkışlı olarak hazırlanmış.
Kimi zaman sizi en uzak noktadan tek atışta vurabiliyorlarken, kimi
zaman ise diblerine girseniz bile umurlarında olmayabiliyor. Bu da
zaman zaman atmosferi (düşmanların spawn olmalarını hatırlatmak
istemiyordum ama gene de parantez içinde yazayım) baltalayabiliyor,
2007 yılında piyasaya çıkan bir oyunda böyle garip yapay zeka hataları
görmek insanı gerçekten üzüyor (ayrıca oyun için o kadar beta testleri
yapılmıştı, buna rağmen bu tür sorunlar görmek gerçekten de
düşündürücü). Tabii bu hataları o kadar da büyütmeye gerek yok, sonuçta
taktik-FPS oyunları piyasaya pek çıkmıyor ve bu hataları mazur görmek
lazım diye düşünüyorum (zaten ilerde çıkacak olan yamalarla bu tür
sorunlar ortadan kalkacaktır). Ama benim tek sitem ettiğim nokta oyunun
oldukça kısa oluşu, toplam 10 bölüme sahip oyunu hemen
bitirebiliyorsunuz. Oyuna tam anlamıyla alışmışken oyun bitiveriyor ve
oyunun tadı damağınızda kalıyor. Tabii bu durumda da devreye oyunun
kusursuz hazırlanmış çoklu oyuncu modları giriyor (oyunu en azından bir
kere çoklu oyuncu modunda deneyin, pişman olmayacaksınız). Sonuç olarak
bu oyunu oynatabilecek iyi bir sisteme sahipseniz, taktik-FPS
oyunlarından hoşlanıyorsanız ve ilk oyun hoşunuza gittiyse, ayrıca ilk
GRAW'a benim gibi doyamadıysanız bu oyunu kaçırmayın derim, GRAW 2 her
açıdan ilk oyuna göre daha rafine ve başarılı bir yapım olmuş. Hatta
oyunu Xbox 360'da oynayanlar birde PC'de denesinler, iki yapım
tamamiyle farklı olarak hazırlanmış. GRIN'e saygılarımı bir kez daha
sunuyorum. Oyun oynayacağım diye kendi hayatınızı unutmayın. Herkese
iyi oyunlar.